Mükemmeliğe giden bir CEO' nun öyküsü... (1)
Bu yazı serisine başlama nedenim: Herkes gibi bende çocukluk dönemimden bu yana kadar kendimi çeşitli mesleklerin üniformaları içine koydum. Asronot, mimar, avukat, vb. gibi. Bunlardan sonuncusu ise sizinde tahmin edebileceğiniz gibi bir CEO olmak ve bu yolda yürümek bana mutluluk veriyor. Tabi her yol gibi bu yolunda çeşitli zorlukları var. İnsanlarla iletişim ve davranışlarınız, idari ve ekonomik kararlar vb.. Amacım gümrükten geçmeden tüm donanımlara sahip olmak ve bunun için çeşitli kitap ve insanlardan yardım almak. Bu yazının çıkış kaynağıda budur okuduğum kitaplar ve yaşam öykülerini bir araya getirerek bunları CEO luğa giden birer durak gibi sizlerle paylaşacağım. Tabi ki bunları sizlere kendi görüşlerimle harmanlayıp sunacağım. Umarım bu bilgiler bana olduğu kadar sizede bu yolda yardımcı olur. :))
Bu bölümde sizlere bir CEO'nun davetlerde astlarla ilişkileri ve genel davranışlarının nasıl olacağını ve CEO' ların olası öğrenme çeşitleri üzerine duracağım.
Her CEO da olduğu gibi davetler iş ilişkilerinin oldukça yüksek derecede konuşularak geliştiği ortamlardır. Bu oluşumda çoğu CEO diğer üst yöneticilerin paçalarına yapışırken astları takmamakta hatta görmemezlikten gelmektedir. Şahsi görüşüme göre bu yapılabilecek en büyük hatalardan biridir. Şu unutulmamalıdır ki; bir organizasyonun yükünü en çok astlar çeker ve bu oluşumun yükü kıdem düstükçe artmaktadır. Asttan üste giderken ise iş yükü azalarak karar verme yükü artmaktadır. Peki davetlerde veya günlük ilişkilerde astlarla ilişkimiz nasıl olmalı? Bu süreçte kendinize bir ajanda almalısınız. Ajandanın içeriği tamamen personelinizle ilgili küçük bilgilerden oluşucaktır ve az çok bunları hatırlamanız gerekmektedir. Bunun amacı ise karşılaşılan personelle iletişim kurarken tıkanmama ve şahsi sorular sorarak onun bir nevi gönlünü kazanmaktır. Ancak gönlünü kazandığınız kişiler size sadık ve her dediğinizi yapıcak düzeye gelirler. Ancak iletişimin bu kadar sıkı olduğu bir ortamda yaratıcı fikirler oluşmaya başlar. Eğer ki bu böyle olmasaydı Steve Jobs baştan tökezlerdi sanırım. Böyle ortamlarda bir CEO her zaman kapıya yakın olmalı ve gelenleri enerjik bir şekilde gülümseyip, kibarca el sıkışıp kısa bir konuşmayla etrafındakileri etkilemelidir. İşte bu oluşumun en önemli kısımı da budur, konuşmanın ne kadar süreceği. Belli bir kısıtı olmamakla birlikte bu ölçüt beş dakikayı geçmemelidir ki herkes ile konuşmuş veya tanışmış olabilesiniz bu yüzden etrafındaki herkese dokunup geçmelisiniz ("touch and go"). Bu konu kısaca bu şekildeydi şimdi ise sırada: Bir CEO çevresinde ki bilgileri hangi tekniklerle öğrenmelidir? Bir CEO' yu hayranlık uyandıracak konuma getiren en önemli özellik, her durumdan yeni dersler çıkarmak için çaba gösteriyor olmalarıdır. Steve Jobs' ın da dediği gibi...
Peki bu hazineye hangi yollardan ulaşıyorlar?
1-) İnsanlarla konuşarak: Etkin CEO' ların en sevdikleri yönetim şekli etrafta yürürken yönetmektir. Yani çalışanlarla her daim iç içe olmalarıdır. Böyle bir ortamda CEOlar kendilerini konuşarak ve soru sorarak bilgilerini geliştirmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli yer gevezelik yaparak manasız konularda konuşmamaktır. Northrop King firmasının CEO'su Ed Shonsey iletişimi arttırarak daha fazla bilgi edinebilmek için, randevulara olması gerekenden daha erken gidilmesini önermektedir.
2-) Hatalardan ders çıkartarak: Yapılan araştırmalarla en iyi öğrenmenin deneyimlerle kazanıldığını artık hepimiz biliyoruz. Ancak şu da bir gerçek ki en iyi öğrenme hatalarımızdan çıkardığımız derslerden gelir. Siz mücadele ettikçe zaman içerisinde daha başarılı olursunuz. En çok dikkat etmeniz gereken konu ise hatalarınızı tekrar etmemeniz. Eğer aynı hatayı bir daha yaparsanız, bu hata yapmayı sürdürebileceğiniz anlamına gelir ve bu durum üstlerce pek hoş karşılanmayabilir.
3-) Başkalarının deneyimlerinden faydalanın: Tüm deneyimleri hata yaparak öğrenemeyiz bu hem çevremiz için olumsuz olur hem de buna ömrümüz yetmez. Bu yüzden çoğu insanın geleneksel öğrenim araçlarından çok tercih ettiği şekli yani gözlemlemeyi kullanın. İletişim halinde olduğunuz kişileri spot ışığı altına alın ve onları çeşitli zamanlarda gözlemleyin. Hoşunuza giden ve ileride size yardımcı olacak olan davranışları kendinizde denemeye başlayın. Kişi olarak özellikle şirketinizde ki CEO'yu seçebilirsiniz. Sizin için bundan iyi gözlem merkezi olamaz. Patronunuz kötü bir yönetici ise sadece kovulmasını bekleyebilir ve bunu yaparkende ondan neler yapılmaması gerektiğini öğrenebilirsiniz. Bu gözlemin bir artısıda bir süre sonra CEO' nuzun hareketlerini kestirebilirsiniz. O söylemeden yapılması gerekenleri yapmaya başladığınız için bu hem terfi şansınızı arttırır hem de kovulma riskini ortadan kaldırır.
4-) Etkin liderlerden öykülenin: Patronunuzdan her gün bir şeyler öğrenmeye bakın. Bu kişisel gelişimlerden bile on kat daha iyi bir yönetici olmanızı sağlayacaktır.İyi bir patron ülkedeki en iyi iş okuludur.
5-) Her gün yeni bir şey öğrenin: Her şeyden haberdar olun ve duyularınızı geliştirin. Artık şirketler işe joker nitelikteki kişileri alıyorlar. Bu niteliği kazanmak için ise hayatınızda farklılıklar düzenleyebilirsiniz. Şirketinizdenki odanıza veya kafeteryaya farklı yollardan gidin, farklı insanlarla tanışarak sorular sorun. Her insanın kendince yapabildiği iyi bir şey vardır. Bunları öğrenin ve farklılıkların toplandığı yerde bulunun. Bunlar için zamanınız yoksa küçük adımlar atın ve bu küçük adımlar sonunda size dev adımlar olarak geri dönsün.
Yazımı bitirmeden önce bir kaç dipnotluk bilgi vermek isterim. Eğer kendini geliştiren bir patronla çalışmıyorsanız ve siz kendi gelişiminize olduğundan çok önem veriyor iseniz bunu başta olmak üzere patronunuza belli etmemek en iyisidir. Bilginizi övünme düzeyine kadar kullanmak her zaman en iyisidir. Bu sınırı aşarsanız çevrenizdekiler sizi kendini beğenmiş olarak görebilir. Bu yüzden kendinizi geliştirmeyi bir gösteriş olarak kullanmayın. Yanlızca tekni becerilerinizi geliştirmeyin aynı zamanda kişilik, dürüstlük, sağduyu vb. gibi özelliklerinizde geliştirmeyi ihmal etmeyin.Warren Buffett işe alacağı kişide her zaman üç özelliğe bakmaktadır. Zeka, enerji ve dürüstlük. Sonunada şöyle eklemektedir; eğer bir kişi dürüst değil ise diğer iki özelliğinde hiç bir önemi yoktur.
Bir sonraki yazımın konusu: " Bir CEO' nun şirketini en uygun şekilde nasıl yönetebilir?" Üzerine olacak. Yazımı bugün ki konuyla ilgili bir yazıyla bitirmek istiyorum.
"Ne kadar çok bilgi o kadar düşük ego,
Ne kadar az bilgi o kadar yüksek ego"
Albert Einstein
Bir sonraki yazımın konusu: " Bir CEO' nun şirketini en uygun şekilde nasıl yönetebilir?" Üzerine olacak. Yazımı bugün ki konuyla ilgili bir yazıyla bitirmek istiyorum.
"Ne kadar çok bilgi o kadar düşük ego,
Ne kadar az bilgi o kadar yüksek ego"
Ne kadar az bilgi o kadar yüksek ego"
Albert Einstein

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder